Büyüyeceksin... - Çağrı Sinci yazdı

Büyüyeceksin... - Çağrı Sinci yazdı

Doğduğun mahalle, 250 hane. En külüstür otobüsler, saatte 1 tane. Duraklar reklamsız, sokaklar virane. Parklarında bali çekerler, salıncaklar sallanılmaz halde.

Lüks araçlar karanlıkta gelir gider bazen. Suç amaçlı ziyaretler ticarettir aslen Umursamazlar ihaneti en nihayetinde. Güç ve paranın esas sahibine biat etçek alem. Doğduğun ev, soğuk rutubetli. Ailen iş peşinde büyük şehre hücum etmiş. Baban tekstil işcisi, kazancı bin küsür lira. Sürekli ciddi, hayatı yüzüne nüfuz etmiş. Annen işsiz, bi o kadar bilinçsiz. Dile kolay 8 çocuk doğurmuş hem de ölmüş ilki. Elinde tesbih, ağzında duâ var sürekli Kesin bi şey var, bu dünyadan ümidi kesmiş.

Büyüyeceksin ve reklam izliyceksin. Reklamlarda gördüklerini sen de istiyceksin. Sonra aklın ercek, kaçış arıycaksın. Kafan öyle güzel olcak kımıldamicaksın. Büyük şehirden ürküp mahallende tıkılcaksın. Ve bir gün “Dünya”, diyceksin, “adaletin batsın!” “Dünya”, diceksin, “adaletin batsın!”

Sandıklarda annenin genç kızlık hayalleri... Nerede yaşarsan yaşa unutma mahalleni!

Şehir merkezi evine 50 dakika. Sen de gidip görceksin bir gün ve beynin acıycak. Utanacaksın ayakkabından, o saçlarından. Utancan rengi solmuş el örmesi kazaklarından. Şimdi esas konuya gelelim eğer sen de hazırsan... Yaşııycaksın sabırla, tükenmez bir kahırla... Sen yeryüzünün lanetlisi, ister hayallerle boğul, istersen de şanlı kavgan için hazırlan. Yaşamak bizim için değil bir dokunaklı şarkı. Kader denen okla bir gün olacağız mutabık. Göğsümüz sıkışmış, yolumuz karanlık... Aydınlığımız öfkemiz ve evet çok uzattık artık...

Bebek, büyüdüğünde iki seçenek olacak:

Ya sokaklarda çürüyeceksin; ki bu yetenek sormaz.

Ya okuyacaksın hakkın için en asil biçimde.

Devrim, şehre senin gri kenar mahallenden doğcak...

Çağrı Sinci