Biz niye duralım? - Belkıs Tunçay

Biz niye duralım? - Belkıs Tunçay

Biz geldik... Geçenlerde minibüste hareket zamanını beklerken, açık kapısına yanaşan tekerlekli sandalyede bir adam seslendi içeriye doğru. Yardımlarla minibüse bindirildi. O bindirme uğraşı içinde kendisine yardım edenlerle arasında öyle sağlam bir iki konuşma geçti ki... Söylediği bir söz, “Yaşamaktan vazgeçmedik.” oldu. Kır saçlarında bile azim vardı; yaşama azmi.

Saatler ilerliyor, bulutlar hareket ediyor, gece ve gündüz oluyor... Koskoca dünya bile evrende hareket ediyor. Biz niye duralım?

Eğer durursak, hem ilerleyemeyiz hem de geride kalmaya başlarız. İlerlemek ise her gün biraz daha insan olma çabası, her gün biraz daha insan kalma çabası, her gün biraz daha insanlığa, belki başka bir canlıya, belki dünyaya katkı sunma çabası demek...

Yaşama tutunmak ile yaşamı yoğurmak arasında süren gelgitlerimiz, bizi duygusal olarak da hayat merdiveninde ilerletiyor. Sorunlarımızı çözmemiz ya da üstesinden gelme becerimiz bizi daha da pişiriyor.

İki günü birbirine eşit olan ziyandadır, düsturuna gönül bağlayan insanların içinde hep bir ateş yanar. Bu ateş, güç ve gücün yayılması demek bir anlamda.

Biz geldik... Buradayız...

Hem her şey ilerlerken, biz niye duralım?

 

lafkafe.com | Belkıs Tunçay

 

Comments powered by CComment